AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, milletvekili maaşı açıklamasıyla gündem oldu. Vekil maaşının yetmediğini savunan Özcan, "Ben emekli maaşımla milletvekili maaşımı sana vereceğim. Sen de gel, bunları bir ay içerisinde idare et. Bir daha söylüyorum, herkese verebilirim. Benim yaşadığım giderleri ve gelirimi size vereceğim. Buyurun, siz bu işin altından kalkın, çıkın" dedi.
Meclis lokantasıyla ilgili de konuşan Özcan, "Sizin yüzünüzden zam yaptılar, zamlı yiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bu konu, Türkiye’de ne zaman açılsa hararetli tartışmaları da beraberinde getiriyor. Meselenin "yetip yetmemesi" aslında nereden baktığınıza göre değişir. Konuyu daha net görebilmek için durumun iki farklı yüzüne bakalım.
Neden "yetmiyor" deniliyor?
Vekillerin maaşlarının yetersiz olduğunu savunanların (genelde vekillerin kendisi ve yakın çevrelerinin) öne sürdüğü bazı somut giderler var.
Temsil giderleri: Bir milletvekili sürekli seçmen ağırlamak, düğünlere, cenazelere ve yerel etkinliklere katılmak zorunda. Bu da ciddi bir yol, konaklama ve "takı/bağış" masrafı demek.
İki şehirli yaşam: Hem Ankara’da bir düzen kurmak hem de kendi seçim bölgesindeki irtibatını koparmamak ciddi bir mali yük oluşturabiliyor.
Yardım talepleri: Seçmenlerin çoğu zaman vekillerden kişisel maddi yardım veya burs talebinde bulunduğu biliniyor.
Toplum neden yeterli hatta fazla buluyor?
Madalyonun diğer tarafında ise halkın büyük bir kesiminin bakış açısı yer alıyor:
Asgari ücret kıyaslaması: Milletvekili maaşları, asgari ücretin veya ortalama memur maaşının katbekat üzerinde. Bu uçurum, "yetmiyor" şikâyetini toplum nezdinde inandırıcı kılmıyor.
Ek haklar: Sadece maaş değil; sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanma, emeklilik hakları, meclis lokantasındaki uygun fiyatlı yemekler ve danışman desteği gibi yan haklar da tabloya dâhil.
Emeklilik avantajı: İki yıl vekillik yaptıktan sonra kazanılan emeklilik hakkı ve bu maaşın aktif maaşla birleşebilmesi (hem emekli hem milletvekili maaşı almak) en çok eleştirilen noktaların başında geliyor.
Sizce bir milletvekilinin maaşı, halkın ortalama gelirine göre mi belirlenmeli yoksa yaptığı işin sorumluluğuna göre mi sabitlenmeli?
Bir milletvekili eğer sadece meclis çalışmalarına odaklanıp standart bir hayat yaşarsa, bu maaş Türkiye şartlarında oldukça yüksek bir refah seviyesi sunar.
Ancak seçmen ağırlama, sürekli seyahat, sosyal yardımlar gibi siyasetin geleneksel yüklerini kendi cebinden karşılamaya kalkarsa, o zaman bu bütçenin zorlandığını ifade ediyorlar.
Asıl eleştirilen ise emekli olan milletvekilinin çalışmaya devam etmesi ve maaş ile emekli maaşını birlikte alması. Emekli ise neden maaşlı çalışıyor? Maaşlı işte çalışıyorsa neden emekli maaşı alıyor? Hem emekli, hem milletvekili maaşlı! İkisi birarada.
Milletvekili temsil ettiği asilden imtiyazlı olabilir mi?

